Yaz döneminin başlaması, yılın son çeyreğine kadar süren sektörel durgunluk, bayram tatili öncesi canlandı ve işler kaldığı yerden devam etme sürecine girdi… Bu durgun dönemde dinlendik, kendimizi geliştirdik, projeler ürettik, yeni heyecanlar yarattık ve adımlarımızı ileriye dönük hızlandırdık…
Kendi adıma, yeteri kadar dinlendiğimi düşünüyorum. Markalar ve fikirlerde dinlendiğine göre başlayalım…
Nerede kalmıştık?
Bir danışmanlık firmasının hakkımda istediği, tanıma 15 saniyelik bir çalışma ile yanıt verdim.
Toplam da yarım saat kadar üzerinde çalışabildim. Bu yüzden, kafamda canlandırdığım bir çok detay ve animasyonu gerçekleştiremedim ama, hakkımda kimdir, nedir, necidir, ne iş yapara olabildiğince pratik cevap vermeye çalıştım.
Üstelik kendi mesleğimi kullanarak, kendi gözümden izlettirdim…
İyi seyirler,
Bazı ipuçları ve kendi düşüncelerimi paylaşmak istedim. Zararını görmedim, yararlarını sürekli paylaşıyorum
Flash banner tasarımı, başlı başına bir kurguyu gerektirir esasında. Materyaller elimde olsa bile, çoğu zaman bir kompozisyon yazıyormuşcasına düşünürüm bütün senaryoyu. İnsanların dikkatini ilk çeken şey, ilk sahne değildir çoğu zaman, banner’ın 3. ya da 4. saniyesidir. Bu yüzden o kampanyanın can alıcı sloganına vurgu ve dikkat çektirtmek önemlidir. Arka planda random oynayan bir animasyon, ben buradayım diyen renk seçimleri, tipografi ve görsellerin yerleşimi hepsi esasında baştan sonra birbirleriyle uyumlu bir yapbozun kısmı parçalarıdır. Bütün bir animasyonun son sahnesini ilk sahne ile birleştirebilmek bile göze hoş gelen bir detaydır bütün bir reklam boyunca.
Konu hakkında daha uzun yazacağım daha sonra ama şimdi girişi olmuş olsun. Soru ve görüşleri olan arkadaşlar mail atabilir yada yazının altına yorum yazarak ulaştırabilirler düşüncelerini.
Memnuniyetle yanıtlarım.
Kolay gelsin hepimize.